Erzurum Gözebaşı Köyü

Site Yöneticisi

iletisim
Gökhan ÖZTÜRK
ANKARA
Tel: 0505 234 36 67
gokhanozturk67@hotmail.com gokhanozturk67@gmail.com

Üye Girişi

Giriş

Şifremi Unuttum | Kayıt Ol

Arama Motoru

Hava Durumu

Döviz

Alış Satış
Dolar dolar 1.7457 1.7541
Euro euro 2.2989 2.3100

Radyo Dadaş

İstatistikler

Bugün: 75
Dün: 138
Toplam: 126177

Reklam Alanı

Tarihçesi

Gözebaşı (Yukarı Hamas) Köyü 1890'lı yıllarda İçmesu Köyünden (Aşağı Hamas'tan) ayrılarak oluşan ve önceleri beş on haneyken 1970 li yıllarda  55 haneye adar  çıkmış bir yerleşim birimidir. Gözebaşı Köyünün eski adı Yukarı Hamas İçmesu Köyünün ise eski adı Aşağı Hamas olarak eski kayıtlarda mevcuttur. İlk yerleşim yeri olan Aşağı Hamas' ın ne zaman nasıl kurulduğu hakkında elimizde ne yazık ki  yazılı bir kaynak yoktur. Ancak Osmanlı Devleti  zamanında verilen tahsis kayıtlarına göre   Norşun  Kariyesinin (Esenyurt  köyün) sınırları içerisinde kışla  yeri iken, 1836 yılında Livane Mutasarrıflığında (Artvin Kaymakamlığı) kalem müdürü olarak görev  yapmaktayken emekliye ayrılan  Dumanoğlu Rahmi Efendiye emekli ikramiyesi karşılığı olarak tahsis edildiğini öğreniyoruz. 1856 yılında ise bağımsız köy statüsüne geçtiği  yine Osmanlı tahsis kayıtlarından öğreniyoruz. Bu arada her zaman rahmetle yad ettiğim İlkokul Öğretmenim olan Eğitmen Süleyman (DUMAN) Efendiden ve Muzaffer BAYRAK Amcamdan dinlediğim köyün tarihçesi hakkındaki bir rivayeti kabul  ederseniz  anlatmayı uygun görüyorum. Rahmetli Hocam Süleyman Efendinin anlattığı rivayete göre Artvin Sancağında uzun yıllar Memur olarak görev yapan  " Dumanoğlu Rahmi  ya da (Rahim) Bey'e  emekli ikramiyesi olarak Ham-Has (Hamas) kışlası  Artvin Sancak Beyi tarafından tahsis edilir. Dumanoğlu  Rahmi ve ya Rahim Bey gelip Hamas'a yerleşir. Kendisinin   rivayete göre iki hanımı vardır. Her  ikisinden de  de çok sayıda çocukları vardır. Bunlardan ilk eşinden olanlar bu günkü DUMAN soyadını alan sülale, ikici eşinden olanlar ise BAYRAK soyadını alan sülaledir. Diğer sülalelerin ise yine civar köyler ile Artvin ve Ahıska  ve Oltu yöresinden geldikleri rivayet edilir. Yazımın baş tarafında da belirttiğim gibi önceleri bir yerleşim birimi iken yaklaşık 1890'lı yıllarda iki ayrı yerleşim yeri olmuştur. Yukarı Haması'ın kurulmasının nedeni ise Bardız'ın 1876-1877 (93Harbi) sonunda imzalanan Ayastefanos (Yeşilköy) antlaşmasına  göre Rusya'ya bırakılması neticesinde Bardız çayı sınır teşkil edince Hamas Osmanlı Devleti sınırları içinde kalıp, kısa bir dönem Tortum (Nihah) daha sonra İd (Narman) ilçelerine 1921 den sonra tekrar Sarıkamış'a bağlanmışsa da 1946 da Şenkaya ilçe olunca Şenkaya'ya bağlanmıştır. Ayastefenos antlaşmasına göre Bardız Rus sınırları içinde kalınca  Osmanlı Hükümeti Bardız'ın yerli halkına yerleşmeleri için Sivas'ın İmranlı, Kahramanmaraş'ın Afşin ve Sarıkamış' ın Hamas köyü sınırları içerisinde bulunan Çilhoroz mevkisini yerleşim yeri olarak tahsis etmiştir. Bardız halkından bir kısmı Çilhoroz'a yerleşince Hamas halkından bazıları araziye sahip çıkmak için önce Kütüklü mevkisine ve daha sonra Yukarı Hamas'ın bu günkü yerine yerleşmiştir. Önceleri Yukarı Hamas, Aşağı Hamas'a bağlı mezra iken Cumhuriyet döneminde köy statüsünü alıp ayrı bir muhtarlık konumuna geçmiştir. 1952 de ise çıkarılan bir kanunla aşağı Hamas'ın adı İçmesu, Yukarı Hamas'ın adı ise Gözebaşı olarak değiştirilmiştir. Hamas'ların yakın tarihimizde Enver Paşanın Sarıkamış harekatı sırasında 32.Tümene 14 Aralık 1914- 05 Ocak 1915 tarihleri arasında konak yeri olmuştur. Özellikle 32.Tümen Komutanı Abdulkerim Paşa Çilhoroz  ve Mayılıngüneyi cephelerini karargah yeri olarak seçmiş kahramanca savaşlar vermiştir.(Bk.Şerif Köprülü'nün Sarıkamış Harekatı adlı eseri ve Ziya Yergök'ün Sarıkamıştan Esarate adlı eseri) Seferberlik yıllarında  Ermeni ve Rus tehdidine karşılık köy halkı Sivas -Şarkışla, Kayseri, Adana, Tokat, Amasya gibi iç kesimlere göç etmişlerdir. Süvari Alay Komutanı Halit Paşanın 1917 de Bardız ve yöresini Rus ve Ermeni işgalinden kurtarması neticesinde  göç eden  köy halk tekrar  baba ocağına geri dönmüşlerdir.

            Hamas kelimesi  Ham-Has kelimelerinin birleşmesi   ve arada ses düşmesiyle Hamas şeklini almıştır. Ham kelimesi işlenmemiş, olgunlaşmamış anlamına gelirken Has kelimesi ise; ipeğimsi, yumuşak, kaliteli iyi ve güzel anlamına gelmektedir. Öte yandan aşağıda da aynı konuya değineceğiz ancak yeri gelmişken hemen belirteyim, Has kelimesi Osmanlı arazi yönetim sistemi Tımar, Has, Zeamet gibi adlar alırdı. Bunlardan Has arazi; devlete uzun yıllar hizmet etmiş olan yüksek rütbeli devlet memurlarına emekli ikramiyesi olarak verilen arazi parçasına  denirdi. Ham-Has ya da Hamas; işlenmemiş Has arazi anlamına gelmektedir. Hamas kelimesinin, son yıllarda Ermeni kaynaklarında ve uydurma Ermenistan haritalarında kelime sonu "as,es,os,us" heceleriyle biten  yer adlarına sahip çıkmalarıyla da uzaktan ve yakından hiçbir alakası yoktur

 Yörede çok eski zamanlardan kalma bir çok yerleşim birimlerine rastlamak mümkündür. Bunlardan herkesçe bilinenleri Çilhoroz, Karagöl, Sanamerlik, Çatmadamı. Dereköy, Kızıl köyleri, Musanın Komları... başlıcalarıdır. Karagöl ve Sanamerlik mezarlıkları incelendiğinde, Karagöl'de bir mezar hariç tamamının Türk İslam mezarları olduğu hemen anlaşılır.  Çevre tarihini incelediğimizde  (Bardız, Sarıkamış, Kars) bu yörenin Hz.Osman Zamanında İslam orduları komutanı Meselme zamanında fethedildiği ve yöre halkının Müslümanlığı seçtiğini görmekteyiz. Ancak yine tarihi kayıtlara göre  bu yöre  hiçbir zaman Arap ya da Safavi (İran) egemenliğinde kalmadığını anlamaktayız. Anadolu'nun Türkleşmesiyle birlikte yörenin bir çok Türk Devletleri ve Beyliklerinin hükümranlığında kaldığını  öğreniyoruz. (Bakınız Prf.Osman TURAN'ın Doğu Anadolu Tarihi, İ.Hakkı Konyalının Erzurum Tarihi ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi). Bu yörede hükümran olanların başlıcaları  Artukoğuları, Saltukoğulları, Eretna Devleti, (bunların tamamı Türk İslam boylarıdır) Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devletidir. Çünkü az öncede belirttiğim gibi bu yörede tarihi kaynaklara göre Müslüman Türk halkından başka hiçbir kavimin yaşadığına dair her hangi bir  ipucu mevcut değildir. Bardız'ın  Ayastefenos Antlaşmasıyla Rusya ya savaş zarar ödentisi olarak verilmesinde bile Bardız Çayı Osmanlı Devleti ile Rusya arasında sınır teşkil etmiştir. Bardız çayının batı yakası (Hamas tarafı) Osmanlı toprakları,  Doğu  yakası ise Rus toprakları olarak belirlenmiştir. Bir başka değişle Hamas toprakları hiçbir zaman Rus veya da Ermeni işgalinde kalmamıştır. Bu gün bile Bardız çayı akarınca karşılıklı olarak sınır karakol  binalarının  kalıntılarını görürüz. Ermeni işgalinde kalmayan bir yerin Ermenice isim alması sizce de mantıksız  değil mi? Hamas kelimesinin Ermenice olması ihtimali mümkün değildir. Hamas' ın Türk yerleşim yeri olduğu ve ya başka bir ifadeyle Türkler tarafından kurulduğunun başka bir kanıtı da arazi isimleridir. Köyün arazi isimlerini incelediğinizde  tamamen Türkçe kelimeler ve isimler olduğunu görürsünüz.  Bunu bir kaç örnekle ifade etmeye çalışırsak mesele daha iyi anlaşılacaktır. Örneğin Çilhoroz, Kayınlı, Hümmet,Güzlek, Ecemoğlu, Badıloğlu, Şahanın çayırı, Meydan, Karagöl. Bulanıkgöl, Cilligöl, Sekimeşe, Halaççayırı (Hallaç),  Orta seki, Elik Güneyi, Taşlı güney, Boyun, Deve boynu, Hopal dereleri (hopal : şahin yavrusu), Çat, Kütüklü, Kızılköyler, Sultan Sekileri, Mayılın güneyi, Çimen, Ağdaşlar, Kaygana Dereleri, Çakmak Dereleri, Karanlık Dere vs. bunlardan sadece bazıları.

Mevlüt BAYRAK

Copyright © 2009-2010 Gözebaşı Köyü

Tasarım ve uygulama: Turhan