Erzurum Gözebaşı Köyü

Site Yöneticisi

iletisim
Gökhan ÖZTÜRK
ANKARA
Tel: 0505 234 36 67
gokhanozturk67@hotmail.com gokhanozturk67@gmail.com

Üye Girişi

Giriş

Şifremi Unuttum | Kayıt Ol

Arama Motoru

Hava Durumu

Döviz

Alış Satış
Dolar dolar 1.4994 1.5066
Euro euro 1.9241 1.9334

Radyo Dadaş

İstatistikler

Bugün: 2
Dün: 159
Toplam: 52164

Reklam Alanı

Şenkaya (İlçemiz)

Şenkaya-Tarihi

Yapılan çalışmalar ve araştırmalar Şenkaya ve çevresinin çok eski tarihlerden itibaren iskan olunduğu, farklı devlet ve uygarlığın hakimiyet sahası içerisinde yer aldığı ya da bunlara ait çeşitli hareketliliklerden etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bölgemizde bulunan çeşitli tarihi eserler ve ele geçirilen arkeolojik bulgular bu etkileri göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

      İlk dönemlerde Urartular' in etki sahası içerisinde kalan ilçemiz daha sonraları Sakalar'ın bir kolu olan Taolar'ın yurdu olmuş, V. Yy da Kartlı istilasi ile Gürcistan sülalelerinin eline geçmistir. Daha sonraki dönemlerde sırasıyla Kimmerler, Medler, Selefküsler, Arsaklı hakimiyeti altında kalacak ve Dayk Eyaleti sınırları içerisinde yer alacaktır. Roma, Sasani, Gürcü-Bizans çatışmalarında ise sık sık el değiştiren yerleşim alanlarında biri olacaktır ki zaman zaman elde edilen arkeolojik bulgular bu bilgileri doğrular niteliktedir.

      Şenkaya ve çevresi Hz. Osman döneminde Habib Bin Mesleme komutasında ki İslam ordularının Erzurum'a ulaşmasıyla İslam devleti ile tanışır. 1015 li yıllardan sonra 1071 e kadar doğudan gelen Türk akınlarına sahne olan Doğu Anadolu ve Erzurum gibi ilçemiz ve çevresi de bu hareketlilikten etkilenecektir. Selçuklu hakimiyetine girecek olan Şenkaya zamanla Saltuklular, Erzurum Selçukluları, kısa bir süre İlhanlılar, Timur, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletleri, Şah İsmail ve Kıpçaklı Atabekler idaresi altında kalmıştır.

      Şenkaya'nın Osmanlı hakimiyetine geçişi, günümüzde hemen her kaynakta yazıldığı ve birbirinin tekrarı bir yanlış şeklinde devam eden bilgilerde yer aldığı gibi Yavuz Sultan Selim döneminde değil, 1536-37 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman döneminde olacaktır. Bu tarihten sonra Bardız merkez olmak üzere bir sancak ihtiva edilecek ve Erzurum Beylerbeyliği'ne bağlanacaktır.

      Osmanlı Devleti döneminde tarihi süreçte farklı sancak ve eyaletler içerisinde yer alacak hatta bir ara İran ile yapılan bir sınır tahsisinde önemli bir kısmı İran hududunda kalacak olan Şenkaya, halk arsında 93 Harbi olarak da bilinen 1877-78 Osmanlı Rus Harbi sonrasında Evliye-i Selase içerisine alınarak savaş tazminati olarak Ruslar'a bırakılacaktır. Her biri birbirinden zor geçen ve Rusların Oblast dedikleri idare içerisinde yaşanan esaret dolu kırk yıl boyunca çok sayıda insan bölgeden Anadolu içlerine göç edecektir.

     Osmanlı Devleti'nin kaçınılmaz bir son olarak girdiği I. Dünya Savaşı içerisinde açılan Kafkas Cephesi ve Sarıkamış Harekatı esnasında Şenkaya ve köyleri, askeri harekat ve savaş alanı olacak, tarihin ender gördüğü bir drama bizzat şahitlik edecek, bu savaşta kaybettiğimiz binlerce vatan evladının da ebedi istirahatgahı olacaktır.

      Yaşanan Sarıkamış felaketi ve ardından gelen Rus işgali ve ilerleyişinden sonra Şenkaya ve köyleri batı devletleri ve Rusya'nın ayaklandırdığı ermeni çetelerinin gerçekleştirdiği katliamlara sahne olacaktır. Genç-yaşlı, kadın -erkek, çoluk- çocuk çok sayıda vatandaşını şehit verecektir. Nüsünk, Göreşken, Zakim, Çermik, Bardız,Nazırvans, Ersinek,Penek,Gosor, Zadgerek,Mışıh, Eznos, Pertuvan, İğdeli, Zuvart, Barik, Eğitkom, Vağaver, Vartanut,Kürkçü,Posik, Kerkilik, Hekesor,Baklaya vs diğer köylerimizde çok sayıda insan ya Ermeniler tarafinda katledilecek ya da Ruslar tarafindan sürgüne gönderilecektir. Bu şekilde sadece Bardız'dan 193 kişi Sibirya içlerine sürgüne gönderilecektir.

      Bölgede yaşananlar, yöre halkının bağımsızlık yolunda teşkilatlanmalara sevk edecektir. 1917 yılının sonuna doğru Bakü İslam Cemiyeti Hayriyes'nin bir şubesi olarak Oltu İslam Komitesi kurulacaktır. Kurucuları içerisinde başta Hüseyin KÖYCÜ olmak üzere Molla Bilal'inde bulundugu cemiyet bölgede önemli çalışmalar yürütecektir. Hüseyin Köycü ve Molla Bilal'in liderliğini yürüttükleri ve içerisinde bir kısmının ismini bildiğimiz Şenkaya,Bardız, Zakim, Ersinek vs diğer bir çok köyden ileri gelenlerin oluşturduğu milis kuvvetleri ile bölge halkının ermeni katliamlarina karşı korunması adına olağanüstü gayret gösterilmiş katliam ve facialarin daha büyük olması engellenmiştir.

      Ruslar'ın imzaladıkları antlaşma gereği çekilmeye başlamasıyla oluşan boşluktan istifade eden Ermenilerin oluşturdukları teşkilatlar ile Müslüman Türk halkına karşı başlattıkları kıyım ve terör artık dayanılmaz hale gelmeye başlamıştı. Asırlardır Türk kimliğinin ve vatanının bekçisi olmuş bir beldenin çektiği acılara son vermenin zamanı gelmişti. Suşehri'nde bulunan III. Ordu Komutanı Vehip Paşa, 10 Ocak 1918'de I. Kafkas Ordusu Komutanı Kazım Karabekir'e Erzincan, Erzurum ve Sarıkamış yönünde hareket emri verildi. 12 Mart'ta Erzurum'un alınmasının ardından ileri harekatına devam eden Türk ordusu Mürsel Bey komutasında birliklerle 25 Mart'ta Otluyu düşman işgalinden kurtardı. Burada tüm askeri birlik ve birimlerin toplanması için geçirilen birkaç günden sonra bölgede direnişi yürüten Hüseyin Köycü, Molla Bilal liderliğindeki milis kuvvetlerinin de destek ve yönlendirmeleri ile 1 Nisan'dan itibaren Türk ordusu Bardız ve Gosor istikametlerinde ileri harekata yönlendirildi. Türk ordusu önünden kaçan Ermeniler ise geçtikleri yerlerde insanlığın utancıi olacak sahneler birakmaya devam etmekteydiler. 3 Nisan'da başlayan harekat ile birliklerimiz Binbaşı Osman Nuri bey idaresinde 7 Nisan'a kadar Şenkaya ve köylerini düşman işgalinden kurtarmıştır.

      Osmanlı imparatorluğu'nun imzalamış olduğu mütareke gereği 1914 sınırlarına geri çekilmeye başlaması henüz düşman işgalinden kurtuluşunun üzerinde 6 ay geçmemiş olan ilçemiz içinde yeniden kara günlerin habercisi olmustur.

      1918-1920 yılları arasında devam eden ermeni katliamlari nedeniyle yukarıda isimleri sayılan köylerimiz ve diğer köylerden acıyı, gözyaşını tatmamış yer kalmamıştır. Bu dönemde ilçemiz 6 Kasım 1918'den 18 Ocak 1919'e kadar Kars İslam Şurası, 18 Ocak 1919'dan 13 Nisan 1919 kadar da Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti sınırları içerisinde yer almış, C.G.K.'nın İngilizler tarafindan dağıtılmasının ardından Oltu Şura Hükümeti'nin sınırları içerisinde yer almıştır. Başta Kazım Karabekir ve Halid Paşa'nın komutasında yürütülen doğu harekatı ile bölge Ermenilerden tamamen temizlenmeye başlanmış, Şenkaya'da içinde bulunduğu Oltu Sancağı ile birlikte 17 Mayıs 1920'de anavatanla birleşmesinin ardından vatanımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur.

                                                       Kaynak: Mustafa ÖREN (Tarih Öğretmeni) 

 

 

COĞRAFİ VE İKLİMİ

 Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzeydoğusunda. Erzurum İl’inin kuzeydoğusunda, 185 Km uzaklıkta. 42-43 derece doğu boylamı, 40-41 derece kuzey boylamları arasında yer alır. Allahuekber dağlarının batı eteklerinde kurulmuştur.

İlçe merkezinin rakımı 1850 m dir. İlçe merkezinin toplam yüzölçümü 46.3 Km2 dir. İlçemizin Komşuları Dogusunda Selim, Batısında Oltu, Güneyinde Sarıkamış Güneybatısında Narman, Kuzeyinde Olur, Kuzey doğusunda Göle İlçeleri ile çevrilidir. Erzurum platosunun yüksek rakımlı, engebeli ve kırık arazi karakterine sahip Şenkaya İlçesinin yüzölçümünün büyük bölümü dağlar ve yüksek rakımlı yaylalar kaplar. Geniş ova ve düzlükleri yoktur.

Dağları: Doğusunda Allahuekber dağları (3120 m),Güneyinde Soğanlı dağları(2850 m),Batısında Kırdağ (2823 m)Kuzeyinde Erdavut - Ziyaret(2438 m) dağları yer alır.

Ovalar: İlçemizin önemli bir ovası bulunmamaktadır. Sadece Penek, Paşalı ve Kömürlü düzlükleri mevcuttur.

Akarsular: İlçemizin önemli akarsuları Bardız, Akşar ve Yeşilkaya çayırlarıdır. Bardız çayı Soğanlı dağından, Akşar ve Yeşilkaya çayları ise Allahu Ekber dağından kaynaklanır. Taht köyü çevresinde birleşen dereler Penek çayı adı altında Penek ve Paşalı düzlüklerini mütekiben batı yönünde akar, Oltu çayı ile birleşir ve su kavuşumunda (Yusufeli civarı) Çoruh nehrine kavuşur.

Bölgenin İklimleri : Bölgemiz karasal iklim ile Doğu Karadeniz ikliminin tesiri altındadır. Yaz ayları rakımı yüksek yaylalarda serin, vadi ve düzlüklerde ise sıcak geçmektedir. En yüksek sıcaklığa AĞUSTOS ayında(34.o),en düşük sıcaklığa ise OCAK ayında (-28.o) erişilir Ortalama nispi nem %63.o dür. Yıllık ortalama yağış miktarı 46.05.kg/m3 dür.

Arazi Dağılımı: Bölgemizin doğu kesimleri Sarıcam ormanları ile kaplıdır. 2000-2500 rakımlı yaylalar, dağların etekleri ve orman boşluklarında verimli tabii çayır ve meralar mevcuttur. İlçe toplam arazisinin büyük bir kısmını mera ve yaylalar teşkil eder.

Tabii Çayır : 9755 HK

Meyvelik : 114 HK

Mera - Yayla : 64561HK

Ormanlık : 39342HK

Sulu Arazi : 3565HK

Kuru Arazi : 14600 HK

Tarım Dışı Arazi : 14372 HK

TOPLAM :146.309 Hk.

İKLİMİ

Bölgemiz karasal iklim ile Doğu Karadeniz ikliminin tesiri altındadır. Yaz ayları rakımı yüksek yaylalarda serin, vadi ve düzlüklerde ise sıcak geçmektedir. En yüksek sıcaklığa AĞUSTOS ayında(34.o),en düşük sıcaklığa ise OCAK ayında (-28.o) erişilir Ortalama nispi nem %63.o dür. Yıllık ortalama yağış miktarı 46.05.kg/m3 dür.

 

 

Sosyal Durum

İlçe halkı genel olarak dar gelirli olup, kültür düzeyi yüksektir. İlçede sosyal tesis ve imkanlar yok denecek derecede azdır. Halkın sosyal yaşantısında kayda değer belirginlik göze çarpmaz. Komşuluk ve akrabalık ilişkileri kuvvetlidir . Halk birbirine son derece bağlıdır.

        İlçenin genel olarak sosyal yapısı farklı etnik guruplardan oluşur. Ancak tüm köylerimiz uyum içerisinde komşuluk bağları içerisinde hayatlarını idame ettirmektedirler. İlçede iş ve istihdam imkanlarının olmayışı vatandaşı göçe zorlamış bu nedenle de kayıtlı nüfusun %48’i ancak İlçede kalmıştır. İlçede konut yapımı yok denecek kadar azdır. İlçedeki kamu hizmet binaları ve konutları memnuniyet verici düzeydedir. İlçe halkından kamu hizmetinden görev alanların sayısı çoktur. Önemli mevkilerde insanları bulunmaktadır. İlçede motorlu taşıt sayısı özellikle son yıllarda artış göstermiştir

 

 

Ekonomisi

İlçe ekonomisi genel hatları ile hayvancılık ve orman işçiliği  üzerine kurulmuş olup,  hizmet sektöründen almış olduğu payda anımsanmayacak ölçüdedir. İlçemizde sanayi işletmesi veya tesis yoktur. İlçedeki tek büyük işletme Balkaya işletmesi olup, çevre köylere istihdam imkanı sağlamıştır.         

a- Tarım:İlçede temel geçim kaynağının hayvancılık olması ve genel iklim şartlarının gerektiği üretim sınırlılıkları nedeniyle, ilçe tarımı daha ziyade yem bitkileri ve hububat üretimine yönelmiştir. İlçede tarımsal çalışmalar, İlçe tarım müdürlüğü, Akşar,Gaziler ve Kömürlü köy gurup teknisyenlikleri nezaretinde yürütülmektedir. İlçe Tarım Müdürlüğünün mevcut araçları  hizmet ifası için yetersiz kalmaktadır. İlçemizde 2000 yılı itibarıyla birim alanda daha fazla ürün ve gelir getirmeye yönelik çalışmalar yapılmış,seracılık ve çilek üretimi  projeleri uygulanmaktadır.

b- Hayvancılık:İlçe yüzölçümünün önemli bir kesimini mer’a ve yaylalar oluşturduğu için yörede hayvancılık,küçük aile işletmeciliği şeklinde yaygın olarak yapılmaktadır. İlçe hayvancılığına yerli ırk egemendir. Son yıllarda montofon ırk artmaktadır. Hayvan ıslahı amacıyla sun’i tohumlama çalışmaları devam etmektedir. Köylerimizde 4 adet tabi tohumlama boğası mevcut olup bu yetersiz  kalmaktadır. Süt inekçiliğini geliştirmek amacıyla 5 köyde 6 üreticiye ithal inek verilmiştir. İlçemiz sınırları içerisinde bulunan bazı derelerde “Tabi Alabalık” bulunmaktadır. Gerekli kaynak temini ve alabalık üretimine geçilmesi yöre için oldukça faydalı olacaktır.                                                                                         

c-Orman Varlığı ve Üretimi:İlçe yüzölçümü   146309 hk olup,toplam orman sahası 39342 hk. dır. yani ilçemizin %26.8 ormanlarla kaplıdır. Sahanın 25540 Hk.ı koruluk 9911 Hk.ı ise baltalık orman alanıdır. İlçe merkezindeki Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı olarak Merkez Şefliği, Akşar(Pınar)Şefliği, Karıncadüzü Şefliği ve Kılıçboğazı Şeflikleri hizmet vermektedir.                   

d- Madencilik:İlçemize bağlı Kömürlü, Balkaya ve Susuz köylerinde gerek         DLİ ve gerekse özel şahıslarca Linyit Kömürü üretimi yapılmaktadır. .             

e- Ticaret ve Sanayi:İlçede 5 hızar atölyesi haricinde küçük sanayi işletmeciliği yoktur. İlçe merkezinde 1981 yılında tamamlanan Tarımsal Kalkınma kooperatifine ait kesim ve sucuk-pastırma üretimi tesisleri faaliyetleri durmuş durumdadır. Yöremizde el sanatlarından sadece kilim dokumacılığı yaygın olup, kaymakamlığımızca yürütülen proje kapsamında İlçemize bağlı Oyuktaş köyünde“Bardız Kilimi” üretimi yapılmaktadır. Kilimler tamamen yün iplikten edilmekte ve kök boyalar kullanılmaktadır.

 

Eğitim

Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk tarafından başlatılan eğitim seferberliğinde gerek Şenkaya ve gerekse Şenkayalılar layıkıyla  yerini almış ve gün geçtikçe eğitimin önemini daha fazla idrak ederek eğitim adına bölgemizde bir örnek teşkil etmiş ve ekol haline gelmiştir.  Öyle ki her aileden en az bir kişinin devlet kademelerinde görev alması, kendinden sonra gelecek diğer aile bireylerine ve çevresine adeta bir gaye bir amaç olmuştur.

 

     O günlerden, bugüne gelindiğinde halkın istek ve arzusunda bir azalma söz konusu olmamış aksine artmıştır. Ancak bölgemizin kalkınmasında istenilen hedefe ulaşılamaması arz-talep dengesinin kurulmamasını sağlamıştır.

      Bu yolda Şenkaya merkez ve köylerinde okullaşma oranında  % 100 başarı sağlanmış ama bu okullaşma oranına nispet öğretmen atamalarında maalesef istenilen hedefe varılamamıştır.

Okullaşma durumuna bakıldığında Şenkaya merkez ve köylerinde 1 Yatılı Bölge Okulu, 2 Lise, 1 Sağlık Meslek Lisesi, 20 Kesintisiz İlköğretim Okulu ve 36 Birleştirilmiş Sınıflı İlköğretim Okulu mevcuttur. Bu okullarımızda 4500 civarında öğrenci eğitim görmektedir.

 

     Şenkaya genelinde eğitim problemlerine bakıldığında göze çarpan bir problem yoktur. Ortalama bir sınıfa 25 öğrenci düşmektedir. Bu durum Türkiye ortalamasının altındadır. Yine de bazı yerleşim bölgelerinde hızlı nüfus artışı ek derslik ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır.Bu problemler de Yatılı İlköğretim Bölge Okulunun faaliyete geçmesiyle ortadan kalkmıştır. Taşımalı Eğitim Sisteminde birçok sorun yaşayan ilçemiz ve köylerimizdeki çocuklarımız Yatılı ilköğretim Bölge Okuluyla sevgi dolu sıcak bir ortamda eğitimlerine devam etmektedirler.Bu okulumuz kampüs görüntüsüyle her türlü ihtiyaca cevap verirken  ilçemizin canlılığı konusunda da büyük katkıda bulunmaktadır.Gene spor salonu ve konferans salonuyla ilçemizin ihtiyaçlarına cevap vermektedir.

 

      Yatırım programlarına baktığımızda yukarıda da ifade olunduğu gibi 2006- 2007 eğitim yılında Yatılı İlköğretim Bölge Okulunun hizmete girmesiyle beraber, Paşalı İlköğretim Okuluna 8 derslikli ek bina, Dolunay İlköğretim Okuluna 3 derslik,1 lojman ve WC ile Kayalısu İlköğretim Okulunun ihata duvarları programa dâhil edilmiştir.Yedinisan ve Hüseyin Köycü İlköğretim okulunun ve Kızılay binası da yenileştirilerek ilçemize yakışan modern bir ilim yuvası haline getirilmiştir.    

 

      Asrımız, bilgi ve teknoloji çağı olup, insan kaynaklarını kullanma eğilimine girmiş ve hızla yol almaktadır. Buradan hareketle okullarımızda bilgisayar ihtiyacı karşılanamaz duruma gelmiştir. Bakanlığımızın himmet ve desteğiyle birçok okulda teknoloji sınıfı oluşturulmuştur. Ancak yeterli değildir. Bu vesileyle Şenkayalı iş adamlarımızdan ve maddi durumu iyi olan hemşerilerimizden bu konuda yardım ve desteklerini bekliyoruz.

 

      İlçemizin okuma oranı % 100 dür. Bu oranın Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu görmekteyiz. Bu konuda gayretlerini esirgemeyen öğretmenlerimize ve yöneticilerimize sonsuz şükranlarımızı sunmaktayız. Bu hedef yeterli değildir. Çünkü ortaöğretime geçişte bir eksiklik söz konusudur. Bu problemlin ortadan kalkması için acilen Anadolu Lisesine ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmalarımız Anadolu Lisesi ve başarabilirsek bir Meslek Yüksek Okulunu ilçemizde açmaktır.

                                                                     

Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk tarafından başlatılan eğitim seferberliğinde gerek Şenkaya ve gerekse Şenkayalılar layıkıyla  yerini almış ve gün geçtikçe eğitimin önemini daha fazla idrak ederek eğitim adına bölgemizde bir örnek teşkil etmiş ve ekol haline gelmiştir.  Öyle ki her aileden en az bir kişinin devlet kademelerinde görev alması, kendinden sonra gelecek diğer aile bireylerine ve çevresine adeta bir gaye bir amaç olmuştur.

 

     O günlerden, bugüne gelindiğinde halkın istek ve arzusunda bir azalma söz konusu olmamış aksine artmıştır. Ancak bölgemizin kalkınmasında istenilen hedefe ulaşılamaması arz-talep dengesinin kurulmamasını sağlamıştır.

      Bu yolda Şenkaya merkez ve köylerinde okullaşma oranında  % 100 başarı sağlanmış ama bu okullaşma oranına nispet öğretmen atamalarında maalesef istenilen hedefe varılamamıştır.

Okullaşma durumuna bakıldığında Şenkaya merkez ve köylerinde 1 Yatılı Bölge Okulu, 2 Lise, 1 Sağlık Meslek Lisesi, 20 Kesintisiz İlköğretim Okulu ve 36 Birleştirilmiş Sınıflı İlköğretim Okulu mevcuttur. Bu okullarımızda 4500 civarında öğrenci eğitim görmektedir.

 

     Şenkaya genelinde eğitim problemlerine bakıldığında göze çarpan bir problem yoktur. Ortalama bir sınıfa 25 öğrenci düşmektedir. Bu durum Türkiye ortalamasının altındadır. Yine de bazı yerleşim bölgelerinde hızlı nüfus artışı ek derslik ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır.Bu problemler de Yatılı İlköğretim Bölge Okulunun faaliyete geçmesiyle ortadan kalkmıştır. Taşımalı Eğitim Sisteminde birçok sorun yaşayan ilçemiz ve köylerimizdeki çocuklarımız Yatılı ilköğretim Bölge Okuluyla sevgi dolu sıcak bir ortamda eğitimlerine devam etmektedirler.Bu okulumuz kampüs görüntüsüyle her türlü ihtiyaca cevap verirken  ilçemizin canlılığı konusunda da büyük katkıda bulunmaktadır.Gene spor salonu ve konferans salonuyla ilçemizin ihtiyaçlarına cevap vermektedir.

 

      Yatırım programlarına baktığımızda yukarıda da ifade olunduğu gibi 2006- 2007 eğitim yılında Yatılı İlköğretim Bölge Okulunun hizmete girmesiyle beraber, Paşalı İlköğretim Okuluna 8 derslikli ek bina, Dolunay İlköğretim Okuluna 3 derslik,1 lojman ve WC ile Kayalısu İlköğretim Okulunun ihata duvarları programa dâhil edilmiştir.Yedinisan ve Hüseyin Köycü İlköğretim okulunun ve Kızılay binası da yenileştirilerek ilçemize yakışan modern bir ilim yuvası haline getirilmiştir.    

 

      Asrımız, bilgi ve teknoloji çağı olup, insan kaynaklarını kullanma eğilimine girmiş ve hızla yol almaktadır. Buradan hareketle okullarımızda bilgisayar ihtiyacı karşılanamaz duruma gelmiştir. Bakanlığımızın himmet ve desteğiyle birçok okulda teknoloji sınıfı oluşturulmuştur. Ancak yeterli değildir. Bu vesileyle Şenkayalı iş adamlarımızdan ve maddi durumu iyi olan hemşerilerimizden bu konuda yardım ve desteklerini bekliyoruz.

 

      İlçemizin okuma oranı % 100 dür. Bu oranın Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu görmekteyiz. Bu konuda gayretlerini esirgemeyen öğretmenlerimize ve yöneticilerimize sonsuz şükranlarımızı sunmaktayız. Bu hedef yeterli değildir. Çünkü ortaöğretime geçişte bir eksiklik söz konusudur. Bu problemlin ortadan kalkması için acilen Anadolu Lisesine ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmalarımız Anadolu Lisesi ve başarabilirsek bir Meslek Yüksek Okulunu ilçemizde açmaktır.

 

 

Şenkaya-Allahuekber Şehitleri

  

1914 sonunda Osmanlı Devleti, Almanya ve Avusturya imparatorlukları yanında, Rusya, İngiltere, Fransa ve müttefiklerine karşı harbe katılmıştı. 1878’den beri Kars ve Artvin, Rusya’nın elinde idi. Türklerle meskûn bu illeri geri almak Almanların Doğu Avrupa’daki Rus cephesindeki hareketlerini hafifletmek, bir muharebe kazanmak, Kafkasya ve diğer Türk illerine yaklaşmak gibi gayelerle, Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa, bu cephede taarruza karar verdi.

1 Kasım 1914 sabahı Rus güçleri Türk sınırına girdiler. Yavuz ve Midilli’nin Rus limanlarını bombalamasından sonra gelişen olaylar Rus saldırısı ile yeni bir döneme giriyordu.

Savaş başladığı anda Rus’ların Kafkasya mıntıkasında toplam 160.000. kişilik birlikleri vardı. Batum, Alexanrpol, Erivan ile sınır arasında 1. Kafkas Kolordusu, 66. Yedek Tümeni, 1.2.3. Plaston Tugayları, 1,2. Kazak Tümenleri ve bir Sibirya süvari Tugayı bulunuyordu. Bu güçlerin gerisinde de Tiflis’te 2.Türkistan Kolordusu vardı. Bu güçler saldırı için getirilmişti.

Güçleri şöyleydi; 86 Piyade tabur, 96 süvari bölüğü, 258 top olarak toplam 90.000. asker idi. Ayrıca Piyade tümenlerinde ikişer piyade ve birer topçu Tugayı bulunuyordu. Topçu Taburları 18 Toplu 3 Bataryadan müteşekkildi. Böylece Tümenlerde 16 Piyade Taburu ve 48 Top bulunuyor demekti. Kolordudaki Obüscü ve İstikam Taburları, Alay’lı ikişer Tugaylı süvari tümenleri vardı. Bunlara 16 Tonluk 3’er bataryada verilmişti. Topların menzilleri 5–6 bir metre idi ki bizim topçu birliklerimizin mesafesini aşıyordu. Rus Kafkas ordusu ayrıca Türkistan birliklerinden takviye edilmek imkânına sahipti. Nitekim Sarıkamış harekâtında bu takviyeler yetiştirilmiştir.

Doğuyu korumakla görevli 3. Ordunun bütün sahasında mevcut Jandarma kuvvetleriyle geri hizmetliler ve gayri muharip teşkilat dâhil 190 bin insan 53.794 hayvandı. Bu mevcut içinde Nizamiye Birlikleri 83.000. asker, Yedek Birlikler 13.177 asker, Erzurum kalesi 13.383 asker, Nakliye Kolları 11.168 asker, Menzil Örgütü 5531 asker, depolar 10.081 asker, Jandarma sınır birlikleri 28.588 asker, ordu Karargâhı 295 asker idi.

Cephede malzeme ve iaşe çok noksandı. Mesela mevcut 6 yıllık iaşesi için 88.000 ton buğday, çavdar ve arpa ihtiyacı olmasına karşın, Ordu ambarında 1250 ton hububat vardı. Kışa girilmiş olduğu için erzakın gereği gibi taşınması, dağıtılması bir hayli güçtü. İstanbul’dan gelen telkinlere uyarak Ordu sınırından savaşa sebebiyet vermemek için dikkatli idi. Ama ne var ki Karadeniz’deki Rus donanmasının bombalanması ardından sınırımızda Rus silahları patladı. Artık kara harbi başlamıştı. Yalnız şu halde anlaşılıyor ki savaştan önce Kafkasya’da bir taarruz harbi planlanmış değildi. Ortada bir düzenli orduda yoktu. Fakat belirtmeliyiz ki bu arada Enver Paşa orduyu 22 Temmuz 1333’te (4 Ağustos 1914) Ordulara bir fermanı yayınlayarak mutlak bir itaat ve vazifeyi ifaya gece gündüz gayret istemiştir. Fakat öyle görülüyor ki daha Avrupa’da Harp başlar başlamaz, Enver Paşa’nın çevresinde Alman’lardan gelen bir baskı başlamıştır.

Karadeniz olayından sonra Rus ordusu 1 Kasım 1914 sabahından itibaren Sarıkamış’tan Pasin’e hareketle Türk hudutunu geçti. 1. Rus Kolordusu Sarıkamış’tan ilerleyerek Köprüköyü istikametinde Horasan Yüzvereni tutacaktı. IV. Kolordusu Erivan'dan hareketle Karaköse güneyinde Murat suyu geçitlerini işgal edecekti. Birinci kolordunun karargâhı Türk sınırına yakın Karaurgan köyünde bulunacak Oltu-Karaboğaz, Oltu-Narman üzerinden Erzurum’a doğru 10 piyade taburu; 6 süvari 24 topluk Oltu müfrezesini sürecekti. Nitekim ilk Rus saldırısı üzerine 3. Kolordu Kumandanı Hasan İzzettin Paşa Erzurum bölgesinde müdafaaya karar verdi. Merkezi Samsun’da bulunan X. Kolordu da 3. Ordu emrine verildi.

1 Kasım 1914’de sınırı geçen Ruslar 4 Kasım 1914’te Köprüköy önlerine gelmiş bulunuyorlardı. Karaköse Murat suyu cephesinde de aynı surette ilerlediler. 5 Kasım’da Ruslar Türk sınırına taarruz için emir aldılar. Başkumandan vekili Enver Paşa 4 Kasım tarihli emrinde taarruz emrediyordu. Bu emir verildiği sırada Doğu Anadolu’da kışın en şiddetli sert günleri başlamıştı. Nitekim Rus ordusu da taarruz emri almışken harekete geçemiyordu. Hasan İzzettin Paşa 3. Ordu Komutanı’nın fikri, buralarda ve bu mevsimde taarruzdan kaçmaktı. Fikri, düşman ilerlese bile onun Erzurum Kalesine çarptıktan sonra karşı bir taarruzla ezilmesini sağlamaktı. Enver Paşa taarruz emri vermemiş olsaydı, herhalde iki orduda karşılıklı yerlerinde kalacaktı ve sonuçta “Allahuekber Dağı dramı” da yaşanmayacaktı.

6–9 Kasım Köprüköy muharebesiyle Rusların taarruzunu kırıp bozan 3. Ordumuz 11–12 Kasım’da Taarruz’a geçerek 14–18 Kasım’da Azap muharebesini de kazandı. Fakat pek hesaplı olan Ordu komutanı Hasan İzzettin Paşa, sınır gerisine çekilen Rusları takipten vazgeçince bunun üzerine başkumandan vekili Enver Paşa bu cepheye gelmiştir. Enver Paşa Erzurum’a gelmeden önce Albaylığa yükseltilen Genel Kurmay ikinci başkanı Hafız İsmail Hakkı 27 Kasım’da İstanbul’dan Erzurum’a gelmişti. Kendisini Enver Paşa’nın görevlendirdiğini bildirmektedir. Zaten hemen onun ardından Enver Paşa Erzurum’a gelmiştir.

HAREKÂT

30 Ekim 1914 de Türk topraklarına karşı taarruza geçen  Rus Ordusu  Köprüköy  önlerinde durdurulur. Geri çekilmek zorunda kalan Rus Ordusunu arkadan çevirip, Sarıkamıs, Kars hattını keserek Kars üzerine yürümek, Doğu cephesini çökertmek düşüncesinde olan Enver Paşa 21 Aralık 1914 de Köprüköy e gelir. Harekât 18 Aralıkta başlar. Bardız geçidini tutan Rus birlikleri 9 kolordunun 29 tümeni tarafından Sarıkamış’a doğru atılır. Rus Ordusunu arkadan çevirmek isteyen Enver Paşa 10. kolordu birliklerine cebri yürüyüşle Allahuekber dağlarları   aşarak Sarıkamış’a   arkadan   inme  emrini   verir.

Yüksekliği 2500–3200 metreyi bulan bu dağlarda yüksekliği 1,5 metreyi bulan kar
vardır ve soğuk 26 dereceyi bulmaktadır. Taarruza iştirak edenlerin büyük bir  kısmı kış şartlarına hazırlıksızdı. Askerin iaşe ve teçhizatı yeterli değildi. Enver Paşa karargâhını rakımı daha düşük ormanlık Bardız da kurmuştur. Birlikler  Kosor (Akşar) ,Ersinek, köylülerinin çıkardıkları yiyecekleri yiyemez durumdadırlar. 26–27 Aralık gecesi Allahuekber dağlarının en yüksek yayla ve tepelerinde geçirilen en korkunç gece olur. 10. kolordunun bazı birlikleri dağları aşar ve Sarıkamış demiryoluna ulaşır. Erlerin çoğu ormanlarda dağılmış, birlikler karlara gömülmüştür. Şiddetli soğuk ve fırtınadan delirenler bile olmuştur. Mevcudu 90 bin olan 3.ncü ordudan geriye kalan ancak 10 bin kişidir. 80  bin erat Allahuekber ve Soğanlı dağlarının karlı bağırlarına gömülmüş ve şehit  olmuşlardır.

 
Sarıkamış Harekâtı süresince Şenkaya ilçesine bağlı Norşon (Esenyurt ) Bardız, Vartanıt (Aktaş) Çermik (Kaynak ) Ersinek (Ormanlı) köyleri birliklerin geçişlerine ve harekâtlarına zemin oluşturmuş olduğundan bu gün bu bölgelerde birçok şehit mezarlarına rastlanmaktadır. Bu mezarların birçoğu toplu mezarlardır. Bu kayıplar ve uğranılan hezimet Ruslara Anadolu kapısını açar. Ermeni çeteleri ile birlikte işgal hareketine girişirler.

SONUÇLAR

Savaşın galibi General Yudenic, Rus Kafkasya Ordu komutanı edildi ve 1915 yılının yaz aylarında Anadolu’ya taarruza geçti ve Rus ordu birlikleri ile Erzincan'a kadar ilerlendi.

Kafkas Cephesinde tam başarı elde edeceğimiz sırada zamanında destek gelmeyince, ordumuz geri çekilmek zorunda kalmıştı. Daha sonra 1918 de Sarıkamış ve Kars alınmış, ama Mondros Ateşkes antlaşması uyarınca eski sınırlara dönülmüş ve topraklar elden çıkmıştı. Bir dramın en acı izlerini taşıyan Şenkaya(Allahuekber Dağları) topraklarında, bu defa düşmanın ayak izleri vardı.

Rusya'daki Bolşevik İhtilalinden sonra Ruslar geri çekilince, bölge Ermeni’lerin eline geçmiş ve yöre halkımız Zafer sarhoşlarının zulmüyle karşılaşmıştır. Ahırlara, samanlıklara doldurularak yakılan halk, 20 binden fazlaydı. 33 köy yok oldu. Bu konuda bölgede bulunan Rus generallerinin katliamı engelleyemedikleri ve engellemek için daha fazla güce ihtiyaç olduğunu belirttikleri Moskova’ya çekmiş oldukları telgrafları da Rus arşivlerinde bulunmaktadır. 

Her sene Temmuz ayında Allahuekber Dağında Şehitlik Abidesinde Anma Törenleri yapılmakta ve ilçemizde paneller düzenlenmektedir. Yine her sene 22 Aralıkta temsili olarak şehitlerimizin geçtiği yerlerde yürüyüşle geçilmektedir.

Copyright © 2009-2010 Gözebaşı Köyü

Tasarım ve uygulama: Turhan