Erzurum Gözebaşı Köyü

Site Yöneticisi

iletisim
Gökhan ÖZTÜRK
ANKARA
Tel: 0505 234 36 67
gokhanozturk67@hotmail.com gokhanozturk67@gmail.com

Üye Girişi

Giriş

Şifremi Unuttum | Kayıt Ol

Arama Motoru

Hava Durumu

Döviz

Alış Satış
Dolar dolar 1.7457 1.7541
Euro euro 2.2989 2.3100

Radyo Dadaş

İstatistikler

Bugün: 78
Dün: 138
Toplam: 126180

Reklam Alanı

Erzurumdan Fıkralar

Yolçi

Vaktiyle Karslıların terminalde imtihan edilmesi gibi bir adet varmış. -De bahim islamın şerti gaç? -Beş.. -Dadaş beş diyir?!....Neyidah? -Dogguz diyene geder çalın!

Demiller

Hasankale’de her yıl Temmuz ayında Karakucak güreşleri yapılır. Teyo’ya güreşçilerden birisi yaklaşarak: - Pehlivan senin güreşeceğin adamla ben de güreşeceğim. Onu biraz yor, der. Teyo: -Sen merak etme, der ve Teyo rakibi ile güreşe başlar. Ama güreş başlar başlamaz rakibi Teyo’yu kaldırdığı gibi yere vurur. Biraz önce Teyo’yu uyaran güreşçi Teyo’ya: - Pehlüvan ne oldi, çabu pes etdin. - Ne edim oğlum, ayağım buza geldi gaydım.

Tsunami

Erzurumun alimlerinden Naim Hoca Efendi hem ilmiyle hemde nüktedan bir zattı.Merhum birgün Erzurum Sporun maçına gider, oynanan oyundan memnun değil fena halde canı sıkılır birtürlü maç istediği gibi gitmez tepki vermesi gerekiyor bağırır çağırır olmaz canı fena halde sıkılan hoca yanındaki kişiye döner bir hışımla ola uşağ ne durirsen avu fitbolcilere bir söysene yanındaki adam bir güzel küfür yağdırır.eferim ola şimdi rahatladım seni gidi hırpo seni başka zaman sakın bele küfür etme temammi

Ateşi Yükselt

1970 Yıllarda Karsla Erzurum arasındaki gerginliği bilmeyen yoktur. Kars Otübüsü Hasankalede durunca Kalalı gençler trene biner, İDEOLOJİ VE İNANÇ kontrolu yaparlardı. Böyle bir kontrolde otübüsün içindeki aşağıdakine sormuş : Memmet Dadaş, Karslıya islamın şartını sordum beş dedi ne edim dokkuz diyene kadar yapıştır

Erzurum usülü aerobik

Erzurumlu bir berber müşterisini traş ediyor.Bir hemşehrisi uzaktan hal hatır soruyor: -Yusuf emi neeeeeeydirsen ? -Neydim dadaş,ahşama gadar it gırhıram! ( İt gırhmakın diğer bir anla mı da işsizlikten sinek avlamaktır.)

Demiller

Tortumluyu mezara koymuşlar, günahı fazla, melekler sıkıştırınca tepesi atmış: -Aha imanum bele ettiğizden değil mi, kimse gelmek istemir

İki Pohli Yumurta

Hükümet, Erzuruma bir yazi göndermis: Kisin soguk geçecegi anlasilmaktadir... Kullandiginiz yakitin cinsini, kod numarasini ve stok durumunu acele bildiriniz. Erzurumlu bir köy muhtarida hemen Ankaraya cevap yazmis: - Yakitimiz pohtir... Kod numarasi yohtir... Stokumuz ise çohtir.

Kadın Lafıyla

Tortum ilçesinin bir köyüne yeni bir yol yapılmıştır.Yolun açılışı için şehirden Vali başta olmak üzere yüksek bürokratlar da davet edilmiştir.Tören yapıldıktan sonra sıra yeme ve içmeye gelmiştir.Bu arada Valinin yanında bulunan angut bir bürokrat muhtara dönerek: _Muhtar Efendi,Yol yapılmadan önce neyle yolculuk yapardınız ? diye sorar.Muhtar da gayri ihtiyari olarak "Merkeple" Efendim diye cevap verir.Bunun üzerine söz konusu bürokrat Valiye hitapla: _Bakın Vali Bey,Muhtar Merkebi de biliyor...deyince,Muhtar alaya alındığını fark eder ve hemen atılır: _Yoh Beyim,Biz gendi aramızda Eşek diyoruz da Ancak senin gibiler olunca Merkep diyoruz...

Volkanik Arazi

Erzurum`da Ramazan ayında lokantalar, pastaneler, kahvehaneler kapatılır. Turistin biri lokanta bulamadığı için, bir yerlerden bulup, buluşturduğu simiti yolda yerken, iftarı beklemeye tahammülü kalmayan yaşlı bir dadaş, turistin omzuna vurarak der ki: `Dinizin gıymetini bülün, dinizi gıymetini bülün. Bahın Müslümanlar ne çekir?`

Karnımda

Aras Nehri`nin taşıp can ve mal kaybına sebep olması Hacı Dayı`nın canına tak eder. Aras Nehri`nin sâkin olduğu bir zamanda nehrin yanına gider: `Nasii, coştuğun zaman geçi götürirdin, koyun götürirdin, adam götürirdin! Şimdi üstünden atliyim da namusun lekeliyim mi?` diye bağırır.

Erzurumlunun Simit Satması

Şenkaya`da çocuklar yaşlı adamın şapkasını kaçırıp caminin avlusuna atmışlar. Yaşlı adam sinirlenerek çocuklara bağırmış: `Hıı.., getirin ula şapkami, yetmişinden sonra beni orya sohmayın

Hamam Böcekleri

Trafik lambaları şehre yeni konulmuş.Trafik polisi kırmızı ışıkta geçen teyzeyi durdurur: -Teyze teyze dur nereye gidiyorsun? Vışşşş devamsız, sene ne? Eltimgile gidirem, erimin de heberi var!

Sevap

Rus savaşı zamanında, Erzurumlu ihtiyarları esir alırlar. Bunları götürüp Daşhana kapatırlar. Tabi bizim ihtiyarlar, sabırsızlıkla ne olacak diye beklerler. Aynı zamanda hayıflanırlar. Esir düştüklerini kabullenemiyorlar. Dışarıdaki Rus ve Ermeni çetelerin nöbetçileri de dışarıda nöbet tutmaktadırlar. Bu arada Rusların çete başları gelir ve kendi aralarında konuşurken, bizim ihtiyarlarda dinliyor tabi. Rus çete başı diyor ki, -“biz bu esirleri ne yapalım, bir işe de yaramazlar zaten ihtiyar bunlar çalışamazlar. En iyisi biz bunları sabun fabrikasına götürüp sabun yapalım.” Bizim ihtiyarlardan biri bunları duyar, hemen kafasını pencereden uzatıp şöyle diyor. -“Ola götürün sabun yapın. Köpürenin anassi….”

Anam Öldi

Yaklaşan seçimler genç kaymakamda derin bir merak uyandırır. Köylü hangi partiden yana oy kullanacaktır? Kasaba bürokratlarından bir kaçını da ardına takan kaymakam bir dağ köyüne doğru yola koyulur. Mevsim bahar, suların coşkun zamanı.. Köyün altından akan dere bir türlü geçit vermez. Kaymakam bağır çağır köy muhtarına sesini duyurur; muhtar gelir davetsiz misafirleri sırtlayarak teker teker sudan geçirir. Konuklar köy odasında ikramlandıktan sonra kaymakam muhtarı yoklar. "-Seçimlere de bir şey kalmadı muhtar, köylünün oyları bu sefer iktidara mı gider yoksa muhalefete mi? Muhtar içini çeker: "- Kaymakam bey bugün sizi sırtlayıp geçirdiğim dere var ya, geçenlerde keza merkezinden hanımlarımla dönerken yine o su karşımıza çıktı. Çaresiz sıra ile hanımları sırtlayıp karşıya geçirmem gerekti. Suyun tam ortasında zorlanırken küçük hanım "Efendi ne dersen, böyük hanım mı daha hafif yoksa ben mi? Diye sormaz mı? Zaten burnumdan soliram, dedim ki: "-O ki, ik(ini)z de beni eşşek edip dalıma (sırtıma)bindiz; seni de zuggum dutsun, oni da..!

Kasap

Almanyada Hans Müslüman olmuş. Kurban kesmiş ama yüzememiş. O arada oradan geçen bir Almana: "Baksana, bu koyunu nasıl yüzeceğim, biliyor musun?" demiş. Alman: "Ben ne bileyim. Onu Müslümanlar bilir. Çünkü onlar her yıl kurban keserler. Şu ilerde Türklerin gittiği bir kahve var. Oraya git sor" diye cevap vermiş. Hans elinde bıçak tarif edilen kahveye girmiş ve: "İçinizde Müslüman var mı?" diye sormuş. Kahvede de Erzurumlu ile Karslı oturuyorlarmış. Bakmışlarki üstü başı kan içinde, elinde kanlı bıçak iri-yarı bir Alman. Korkmuşlar tabii. Erzurumlu hemen ayağa kalkmış ve Karslıyı göstererek: "Ahan bu Müslüman" demiş. Karslı korkudan süklüm püklüm ayağa kalkarak: "Gardaş hele bene bir bah... Bende müslüman sufatı var mi?" demiş.

Havasını Çekirem

Erzurumlunun biri büyük bir çukura düşer başlar bağırmaya - çimse yokmu çimse yokmu beni kurtaracak çimse yokmu? İmdada bir melek yetişir ve derki seni üç şartla oradan çıkarırım - bir içkiyi iki kumarı üç karı kız ayağını bırakacan Bizim erzurumlu düşünür tekrar başlar bağırmaya - Başka çimse yokmu, başka çimse yokmu?

Her Yer Aynı

İstanbul´a gurbete giden Erzurumlu, dönüşte karısına istanbul´lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını, kapıda nasıl karşıladıklarını "Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun!" gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmış. Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor.... Aksam eve gelmiş, kar, tipi, soğuk, karısı kapıyı açmiş : -Uy kocacığım, it gibi titirirsen der....

Vışşşş devamsız

Erzurum Belediyesinin kuruluş yıllarında fahri olarak her işe koşuşturan Cafer Ağanın bu gayretkeşliğini ödüllendirmek için Ankaraya gidecek heyete onu da yazmışlar. Cafer Ağa bu haberden çok memnun olmuş. Öyle ya ekabir-i memleketten olmasa heyete adını yazarlar mı? Cafer Ağa o akşam eve hergünkünden farklı bir havayla gelince hanımı merak edip sormuş: - Cefer, o gözel sufatın niye ele töhmüş, mosolun asmışsan, bişeye mi sinirlendin? - Ben sinirlenmim kim sinirlensin! Bıhdım usandım. Sohahlar mi temizlenecah, gel Cefer Ağa, çölpühler mi payhlanacah, gel Cefer Ağa. Şindi de Engerede hökümatın işi bozulmuş, gel Cefer Ağa!

Orucumuz Bozulur mu?

Erzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde kalacaktır. Hocadan dua etmesini isterler: - Hocam bi dua et de takım yensin, heç degilse berabere galsın. Hoca dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar: - Ne biçim dua ettin" diye Hocaya çıkışırlar. Hoca: - Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim gavat uzadacah!.

Kokar Onlar

Erzurumlu cehennemi boylamıştır ama şikayetçi değildir. Hatta memnundur. Kapıyı sık sık açan ve açık bırakanlara rica eder: - Aman, nevolur kapıyi mökkem örtün de bir dalımız gızsın.

Denk Gelmiş

 Deprem olur erzurmda dadaşım masanın altına girer yanında karslı misafiri de girer bizm dadaş masnın altında başlar ya hacıbaba ya kırklar ya on ikler ya melekler demeye karsılı tacedin emide bağırarak ola dadaş ne seslirsen bütün akrabalarını aha bu masanın altında yermi var ikimiz zor sığmışız zaten eyee

Ben Diyirem

Omuzları tilki kürklü bir hanımefendi Cumhuriyet caddesinde yürürken dadaşım yanına gelir:  Baci ,baci dalan gudik dırmanir. Kadın kendisine laf atıldığını düşünerek: -Terbiyesiz, der. Dadaşım bozulur : - Benene kıtlarsa kıtlasın ! 

Helbet

Dadaşın biri sinemada romantik bir film izlemiş, filmin bir sahnesinde genç erkek kıza iltifat ederek
-Sevgilim gözlerinden bütün İstanbulu görüyorum
der. Film mutlu sonla sonuçlanır, dadaş evine gelir ve uyur. Sabah kalktığında akşamki romantik filmdeki gencin sözü aklına gelir ve ramontizm olsun diye hanımına sorar:
-Gız gözlerimde ne görirsen
Hanımı buna sinirlenir ve cevap verir:
-vıış Torpağ başşan devamsız, ne görecam cırbıt görirem der.

etekler daracık pantolonlar giymek günahtır."
Diye giriş yapmış ve cemaate verip veriştiriyormuş. Cemaaten biri
artık dayanamayıp hocaya cevap vermiş:
-"Hoca... Hoca geçenlerde senin yegeni gördüm çarşıda giymiş
olduğu şeyler hiç de anlattığın gibi değildi" demiş.
Hoca bi duraklamış gecikmeden cevap vermiş
-"Bemıratlarada yahışir ama"

HELE BİR CUMA GEÇSİN


Naim Hocaya gelir bir adam."Hocam" der.

-"Benim babam Cuma günü öldü. Diyorlar ki Cuma günü ölene kabir azabı yoktur. Doğru mu?"

Naim hoca doğru olduğunu, ölenin kabir azabı çekmeyeceğini söyler. Adam devam eder:

"Ama hocam, benim babam üçkağıtçının tekiydi. Milleti dolandırıp dururdu. İçki, kadın ne dersin hepsi vardı!"

Hoca şöyle der:

"Doğrudur!Cuma günü kabir azabı olmaz ama hele bir Cumartesi olsun, onun anasından emdiği sütü burnundan fitil fitil getirirler"

BUYURUN CENAZE NAMAZINA


Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen Hoca
Erzurum'a gelmişken okuduğu medreseyi de ziyaret etmek ister
ve Şeyhler medresesine gider.O sıralarda da Naim Hoca hem
Şeyhler Camiinde müezzinlik yapmaktadır hem de yanındaki
medresede talebe okutmaktadır. Uzun ağızlığına cıgarasını takmış,
bir ayağını uzatmış, Hocanın verdiği selamı "elesine" almıştır.
Gelen başında biraz bekleyince:
-“Gurban adın bağışla,” der Naim Hoca.
Başında bekleyen:
-“Ömer Nasuhi”
Naim Hoca'da jeton düşer gibi olur.-
“Bülmeni de var mi?”
-“Evet. “
Naim Hoca yerinden fırlar ve Ömer Nasuhi Hocanın eline uzanırken:
-“Buyrun Cenaze Namazına” , der..

HELE BİR KÜFÜR ET


Merhum birgün Erzurumsporun maçına gider, oynanan oyundan
memnun değil fena halde canı sıkılır bir türlü maç istediği gibi
gitmez tepki vermesi gerekiyor bağırır çağırır olmaz canı fena halde
sıkılan hoca yanındaki kişiye döner bir hışımla:
-"Ola uşağ ne durirsen avu fitbolcilere bir söysene!
-"Yanındaki adam bir güzel küfür yağdırır.
Hoca bu sefer:
-"Eferim ola şimdi rahatladım, seni gidi seni başka zaman sakın bele küfür etme.”

SAFLAR VE DEFANS


Naim Hoca, futbola ve Erzurumspor'a o kadar düşkündür ki,
bazen camideki vazifesiyle stattaki vazifesini birbirine karıştırırmış.
Öyle ki maç sırasında: ''Safları sıkı tutun'' der, camide de seyrek olan
saflara ''Defansı sıkı tutun'' diye bağırdığına rastlanırdı.

HAKEME KÜFRET


''Nami Hoca, fanatik taraftarı olduğu Erzurumspor maçını seyretmeye gider.
Naim Hoca'yı protokol tribününde farkeden seyirciler taşkınlık yapamazlar.
Ama, Hakem yanlış üstüne yanlış yapıp hatalı kararlar verince sinirlenen
Naim Hoca, yanındakini dirseğiyle uyarır ve der ki:
-''Mü'min, hakeme küfret! Mü'min, hakeme küfret!''





NAMAZIN KAZASI OLUR DA


Erzurumspor 1.Ligde olduğu zamanlarda, önemli bir maç var günlerden de
cuma günü ve maç saati ile namaz saati çakışıyor. Kendisi de maçta, soruyorlar
Naim hocaya;
-" Hocam cuma namazını kaçıryoruz"Naim hoca ;
-" Namazın kazası (telafisi) olur ama böyle bir maçın kazası olmaz "


CEMAATTAN YARDIM

Bir keresinde Erzurumlu Naim Hoca çıkmış vaaz kürsüsüne, başlamış
guslün farzlarını anlatmaya. Farzlardan ikisi aklına gelir, üçüncüsü
gelmezmiş. Naim Hoca Erzurum şivesiyle kürsüden cemaate sorar:
-"Söyleseniz ola Cemaat, öbürü neydi?"

BAŞGA ÇİMSE YOHMİ

Mahallenin ayyaşı yine kafayı çekmiş evine dönmektedir. Şu talihsizliğe bakın ki belediyenin açtığı fakat kapatmadığı Bir çukura düşmez mi. Uğraşır çıkamayınca başlar bağırmaya..
-“İmdat çimse yohmi?”
-“İmdat çimse yohmi?”
Tesadüfen yakından geçmek te olan Mahalle nin İmam’ı çukurun Yanına gelince mahalle nin ayyaşını tanır ve fırsat bu fırsat diyerek, Elini uzatır ayni anda da vaaza başlar, içkinin kötülüklerini ve Allah’ın emirlerini arka arkaya sayıp döker.Çukurdaki mahalle nin ayyaşı imam’a arkasını dönerek bağırmaya devam eder.
-“Başga çimse yohmii?”


YA DİYİRDİZ TİREN CELMEZ

Osmanlı Döneminde ve Cumhuriyet’imizin ilk yıllarında, Erzurum hattı’nda “DAR HAT” denen ve bugünün oyuncakları veya dekovil’leri niteliğinde bir tren yolu sistemi var. Ray genişliği bugünkünün yarısı kadar, vagon ve lokomotiflerin büyüklüğüde bugünkülerin yarısı kadar. Taşıma kapasitesi bugünün dört’te biri kadar.


1930 lu yıllarda Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars arasında modern raylar döşenmiş, istasyon binaları yapılmış ve bu arada Erzurum’ada bugünkü Gar Bina’sı inşa edilmişti. Ancak nedense tren seferleri gecikince, Erzurum’lu kendince makul olan süre içerisinde Erzurum’a gelen trenleri görmeyince, şehirde hiçbir zaman trenlerin gelmeyeceği yönünde bir kanı ve buna yönelik dedikodular oluşmaya başlamıştı.

5 Eylül 1939 Yılında ilk tren Erzurum’a gelir. Ahali İstasyon Meydanında bunu kutlamak için toplanmıştır. Erzurum Belediye Başkanı kurulan kürsü’de konuşma yapmaktadır.

-“Ola ya diyirdiz tiren celmez! Bak celmiş düdücünü bile öttirir.”

Copyright © 2009-2010 Gözebaşı Köyü

Tasarım ve uygulama: Turhan