Erzurum Gözebaşı Köyü

Site Yöneticisi

iletisim
Gökhan ÖZTÜRK
ANKARA
Tel: 0505 234 36 67
gokhanozturk67@hotmail.com gokhanozturk67@gmail.com

Üye Girişi

Giriş

Şifremi Unuttum | Kayıt Ol

Arama Motoru

Hava Durumu

Döviz

Alış Satış
Dolar dolar 1.7457 1.7541
Euro euro 2.2989 2.3100

Radyo Dadaş

İstatistikler

Bugün: 80
Dün: 138
Toplam: 126182

Reklam Alanı

Erzurum ve Çevresi Lehçesi

A
Abrel : Nisan ayi
Acigici : Dere otu
Ağırşah : Yün teşiğinin yuvarlak kısmı
Ağu : Zehir
Ağuz : İneğin doğurduktan sonraki ilk sütünden yapılan bir yiyecek
Ahbun : Sulu tarla
Ahur : Ahır
Aluç : Bir meyve türü
Ander : Bir şeye kızarak veya kötüleyerek bahsetmekte kullanılır. Mesela kadınlar erkeğin cinsel oganın bahsederken o adamın anderi olur. Veyahut ayak altında kalabalık eden birşey için, şu anderi kaldır şuradan deriz.
Arustah : Ahsap evlerin uzerlerinde bulunan baca yahut tavan anlamina geliyor
Aşgana : Ahşap evlerin bacalarının üstunde şapka gibi konulan ve bir ip ile kurulmuş duzenek yardımıyla açılıp kapanabilen baca.
Aşluh : Kuru bakliyat, mutfak malzemesi
Aşma : Kurutulmuş meyve. Elma aşması, zerdali aşması gibi
Atyollari : Yer ismi
Ayah yoli : Tuvalet
Ayi güli : Bir tür çiçek
Aylar : Zemheri, Cücük, Mart, Abrel, Mayis, Kiraz, Orak, Meyram, Sipgaç, Gazel, Koç, Karakış
B
Bağlar : Yer ismi
Bedura : Kova
Berf : Kar
Beytal : Eşyalara kızıldığında, hayırsız olduklarını belirtöeek için kullanılan kelime
Bıldır : Geçen sene
Boğarsah : Hayvanların çiftleşme zamanlarında dişilerin peşinden koşup yakalayıp becermeleri
Boyunduruh : İki çift öküzün boynuna sabana veya arabaya koşmak için takılan odundan düzenek
C-Ç
Cecim : Yere serilen küçük kilim parçası
Cendeh, Cendek : Ölü, ceset
Ceferkottiği : Yer ismi
Celeboyut : Yer ismi
Cılga : Sabanın demirden iki ağızlı olanı
Cilgarciluh : Kılga ile tarla sürmek
Cıngıl : Küçük bakraç
Cırılmah : Çok yemek,yırtılmak
Cırnah : Tırnak
Cigiz : Oyun bozan
Cinçavat : Bulaşık adam
Cinkaş : Hırçın kimse, yırtıcı, pislik çıkarır her zaman
Civil : Peynir cesidi
Cızlavet : Lastikten yapılmış bir ayakkabı
Cucul, Cuggul, Cukkul : Erkek çocukların cinsel organı
Cuz : Yere bir çerçeve içinde artı çizilerek taşlarla oynanan bir oyun ismi, Kuranın bölümlere ayrılmış, her bir bölümü
Curli emmen : Bir oyun ismi
Cücük : Subat ayi
Çaput : Bez parçası
Çaşur : Turşu gibi terbiye edilenm yenilip yemekte yapılan bir bayır otu
Çar : Başörtü, tülbent
Çekmek : Kız kaçırmak
Çelpeşük : Yağışlı, çamurluk ve yürünmesi zor olan yerlere denir
Çemkürmek : Köpegin havlamasim veya büyüklere karsi saygisizca bagirarak karsilik vermek
Çekim : Bodur, küçük çalı
Çeper : Bahçe etrafına tahtadan yapılmiş çit
Çilemek : İnce akan suyu serpiştirmek
Çırti : ardıç cinsi çalı, çırpı
Çoroş : Çift koşulan öküz
Çuha : Erkeklerin ceket yerine giydikleri elbise

D
Dabah etme : Derinin terbiye edilmesi
Dag : Seker pancarı
Dardağan : Ağaç cinsi
Daş gözeri : Kücük gözenekli şadıra
Dehre : Elde taşıması kolay dal budamaya elverişli küçük balta
Değirman dereleri : Yer ismi
Değirmi : Başa ortulecek ebatta ki yazmanin boyutunu belirtir, Birde yuvarlak nesneleri anlatir. mesela Değirmi bir taş
Dibeh : Bulgurun dövüldüğü taş
Ding : Çay suyu ile dönen ve tahılları ezmeye yarıyan degirmen
Dingoz : Kibar, temiz giyinen kişi
Dirgen/Egan : Ekinlerin saplanilarak aktarilmasina yariyan catal seklindeki el aleti.
Dişbudah : Bir ağaç cinsi
Divdi : Baltanın keskin olmayan tarafı
Dizleme : Kar için pantolonun üstune çekilen dipsiz çorap
Dizlik : Kadınların uzun paçalı donu
Dodih : Ayağın topuk kısmı
Dohuzdan : Meyvesi küçük salkım gibi yenen çalı şeklinde bir ağaç, çubuk şeklideki gövdesinden kabuklar soyularak sısilik şeklinde sigara sarılabiliyordu eskiden
Döğmeç : Bayat ekmekleri yağda kızartarak üstüne de yumurta kırılıp karıştırılarak yapılan bir yemek
Düge : Doğurmamış inek
Dürzi : Pezevenk anlamında
Döleh : Küçük küp
Düllüh : Testilerin ibrik kısmı

E-F

Egiş : Tandirin yanan kozlerini karistirmak ve zaman zaman da ekmekleri tandirdan kazimak icin bir ucu ispatula seklinde kullanilan diger ucuda cengelli olan demirden yapilmis el aleti.
Elcek : Kem yapmada (kıvırmada) kullanılan keçi boynuzundan yapılan alet
Elçim : Bir avuç olan
Emmen : Kovalamaca oyunu
En : Hayvanların tanınması için vurulan işaret
Enteri : Tek parça elbise
Erfana : Erkeklerin eğlence amaçlı yaptığı toplantı
Evelük : Toplanıp yenen bir bitki
Evlek : Tarlanın yarım dönümüne yakın kısmı
Faşa : Yırtıcı, fena olan kimse
Ficcek : Yazı tura gibi sans ile kazananı bulma yöntemi
Findo : Parayla oynanan bir oyun ismi
Fıştilik : Ağızdaki sakızdan yapılan balon
Folluh : Tavuğun yumurta yaptığı yer
Frengi : Kilit, kitle

G
Gagard : Burun
Gada : Kardeş
Gadamot : Bir çeşit yenilen ot
Galdavar : Hayvanların ahırlarının önüne çeper çekilerek yapılan üstü kapalı yanları açık hayvanların bekleme yeri
Galıf : Derme catma yapilan kucuk yapilar
Gamaşmak : Göz veya dişler için kullanılan rahatsızlık ifade eden bir kelime
Gamaz : Kıymık, diken
Gancuh : hayvanlar icin kullanılır dişi anl***** gelir
Gar başluği : Genelde tiftik yününden yapılan sadece gözleri açıkta bırakan başlık
Garanluh dere : Yer ismi
Garbaç : odun, çali
Gardaş gani : Bir çeşit yenilen ot
Gasefe : Tut - pestil - kayısı - erik kurusundan yumurtayla yağda yapılan bir tür yemek
Gavar : Su suvarırken gelen suyu bölüp dağıtmak için topraktan kurekle açılan ark
Gavut : Kavulmuş un
Gazel : Ekim ayi
Gazinti : Gugulun kurumusu
Gem : Harmanda buğday tanelerini ayırd etmek için öküzlre koşulup buğdayların ustünden çekilen altına taşlar çakılmıs geniş ve büyük tahta
Gendime : Bulgur
Geven : Dikenli ot
Gevrüh : Dalları boru seklinde olan yaprakları geniş bir bitki
Gıllih : Keçilerin küçük yuvarlak taneler halinde çıkardıkları dışkı
Gımi : Baharda bahçe ve çayırda biten ve yenen bi ot
Gıbcik : Kibar
Gıcır : Yeni
Gıcot : Ot ve diğer bitkilerin alt kısmı
Gıdal düşmek : Bir biriyle sürtüşmek, gıcık kapmak
Gıdih : Keçi yavrusu
Gıjjj.. : Hayvanların çiftleşme zamanlarında yanlarında bulunup Gıjjj diyerek kızışıp bir birlerinin üstüne atlamalarını saülamak için kullanılan söz
Gılilemek : Yuvarlamak
Gındıra : Kem yapilan yumuşak ot
Gırcon : Hayvanların çiğneyipte yemediği ot
Gırgıt : Kabuğu kalın, küçük yollu ceviz
Gırınc : Puşu veya yazmanın bir bağlama şekli
Gızambuh : Kızılcık meyvesi
Gilloz : Yuvarlak bok yığını
Goç daşşaği : Yenen bir ot çeşidi
Gobal : Kafasi topuz seklinde olan sopa
Gobati : Kaba olan
Gobih : Cevizin ser olan iç kabugu
Gobboz : Topuz şeklinde
Gocacuh : Bir çeşit yenilen ot
Gocagoz : Bir çeşit yenilen ot
Gocat : Budanmış ağaç
God : Dört uruptan oluşan tahıl ölçü birim
Goddoç : Ucu topuzlu değenek
Godile : Ense
Gogor : Kalın kir tabakası
Gohmiş : Yer ismi
Gojdin : Kilim yastigi
Golan : Eşeeğin semerini bağlamaya yarayan ip
Gomi : Ayı ini
Gop : Kadınların giydiği ceket
Gopça : Düğme
Gor : Ced, ata
Gort : Kaba sert
Gossih : Uzanmıyan aynı ayarda olan
Goyun gözi : Bir çeşit yenilen ot
Göğermek : Yeşillenmek, lorun gögermesi mesela
Göze : Yeraltından az miktarda çıkan içme suyu
Gudi : Yuvarlak olmuş küçük kabak
Gudul : Küçük güveç kabı
Gugul : İçine peynir koyularak tandırda pişirilip kurutulan ekmek
Gulun : Atın veya diğer hayvanların yavrulaması
Gumbuz : Yumruk
Gunzi : Lahananın yapraklarını aldıktan sonra ortasında kalan sap kısmı
Gura : Vortex, suyun dönerek bir delikten içeriye akması
Gurna : Musluksuz akan çeşmenin borusu
Gurt gulaği : Bir çeşit yenilen ot
Guşşah açmak : Büyük tuvaletini yapmak
Guzi kuyruği : Bir çeşit yenilen ot
Guzzih : Bir nesnenin uzerindeki tümsek
Gügüm : Güğüm
Gümrah : Güçlü kuvvetli
Güveç : Topraktan yapılmıs testi gorünümünde ağzı genişçe olan bir yemek pişirme kabıH-I-İ-J
Hab etmek : Koyde sutu az olanlar sutlerini biriktirerek sirayla yayik yayarlar.
Hagus : Sabanın gittiği yer
Halbur : Ekini eleyip samandan arindirmak icin kullanilan. Gozleri sadira ya gore kucuktur.Kenarlari agac içinin orgusu deriden yapilir.
Hasıl : Ayaga giyilen bir cins yumusak ayakkabi. Inek, okuz ve eniyisi camis derisinden deri dabak edilir tuyu alinir ve bezir yedirilir boylece yumusayan deri hasil dikilir ve giyilir. çarik ise rastgele sert deriden dikilir ve yagmurda camuda giyilir. Hasil ise sadece kurak havalarda giyilir.
Hasıllamak : Yoğurmak
Haşıl : Kirik misirdan yapilan sutle yenen yemek
Haşmul : Elmanin pismisine denilir
Havli : Evlerin onunde, giris kapisinda kurulmus, cogunun icinde tandiri da olan avlu.
Hecet : Alet, edavat
Hedik : Mısır veya buğdayın haşlanmış (taze)
Hemençe : Keçi kılından dokunarak yapılmış uzun bağlı torba şeklideki çanta
Hemdet : Emsal, birbiriyle aynı yaşta olan kişiler
Hemme : Kız çocuklarının oynamak icin yaptıkları bebekler
Herel : Büyük çuval
Herg etmek : Tarlayı sürmek
Herhevıl : Yikilmis viran olmus ev, yapi
Herle : Kavuttan yapilan çorba
Hetircek - Hedirceh : Tandirlarin uzerine konulacak guvecleri tutmak icin faydalanilan Arti seklindeki demir. Kelimenin kökeni Türkçe olup anlamı hedirgeç dir. Kelime Çepinler ve Türkmenler tarafindan kullanılmaktadır
Heybe : Eşeklerin terkisine vurulan yani iki gözlü bir çantadır ortasında eşeğin semerine takılabilmesi için bir delik vardır
Hıhlanmak : Peynirin iyice gögererek kendini bırakması
Hıllıştah : Salincak
Hırha : Yelek
Hırhasa : Bezlerin yanması
Hışırım : Kırılmış dökülmüş
Hırp : Kar yağdıktan sora yerde biraz bekledimim üst kısmı ince buz tabakası olur ve üstünde gezildiğinde hırp eder ve böylede adlandırılır
Hızar : Testere
Honça : Yer sofrası
Hoggun beşi : Oyun ismi
Hopber : Yer ismi
Hosanın dibi : Yer ismi
Hozan : Ekilmemis nadasa kalmış tarla
Hubul : Tane
İbrıh : Testiye benzeyen su kablarının kendisi yada suyun aktıği düllük. Bunların eskiden kavdan yapılanına da küze denirdi
Irahan : Reyhan otu
Irbet : Beğenilmeyen , çirkin görülen
Istikam : Küçük çay bardağıK
Kâhnuç : Bahçe çapasi
Kan : Ağaç mobilyanın köşe kısmı
Karakiş : Aralik Ayi
Karsi : Dişi köpek, küfür şeklinde de kullanılır
Karpusa mıhi : Hayvanlarin nalını çakmakta kullanılan çivi
Kartil : Patates
Kavut : Arpa, bugday ve diger tahillar biriktirilip kavrulur, degirmende ogutulup un yapilir. Kavuttan hasil yapilir yag ve seker katilarak yenir.herele yapilir.
Kefter : Hoşlanılmayan yaşlı biri
Kehriz : Eskiden köyde bir köşede bir delik bırakırlardı ve o köşede banyo yaparlardı sular oradan dışarı giderdi işte bu köşeye (deliğe) kehriw denirdi
Kekürt : Burçaga benzeyen bir ot, kar acildiginda keçi bayira gittiginde ilk onu bulup yer.
Kelpet : Kerpeten
Kem : Otlardan yapılan ve yine ot bağlamaya yarayan ip
Kentimen - man : Patigin uç kismi gibi orulen ve canta gibi bagi olan ve içine de astar dikilen kuçuk tuz çantasi, kadinlar inek sagarken rahat durmasi icin inegin agzina boyunlarindaki kentimendan tuz verip sagarlar.
Kert : Sutleri olçmek için kullanilan isaretli odun.
Kesmüh : Harmanlarin dibinde enson biriken samana kesmuh denir. Yas ekinler taneyi birakmadan birikir onlar alinarak taneler ayrilir. Genelde arpa ve bugdayin kesmuyu biriktirilerek sacda kavrularak kavut yapilir
Kete : İçine kavrulmuş undan yapılmış helva konulan pasta şeklindeki tandır ekmeği
Kevgür : Makarna veya eriste suzmek icin kullanilan delikli mutfak esyasi
Kıhlan : Solucan
Kıkırcım : Çokluk belirtmek için kullanılır. Mesela elmanın üstü kıkırcım
Kınci : Cevizin içi
Kınzır : Yanan, dibine tuten birsey.
Kınzırıf : Tüy veya kılın ateşte yanması
Kila : iki tenekeden oluşan bir tahıl ölçü birimi
Kiraz : Haziran ayi
Koç : Kasim ayi
Kom : Ahır
Komcik : Çocukların kücük evler yaparak oynaması
Kop : Yer ismi
Korit : Keçi yavrusu
Korzevel : Sabanin okunu boyundururga baglarken boyundurugun ortasindaki yuvarlak kayisin icine sabanin oku geçirilir ve bu ok geri çikmasin diye okin ucundaki delige takilan agaç çivi (boyunduruk kismina bakiniz)
Koşa : Bir birine yapisik ceviz findik gibi urunler "iki kosa, uc kosa veyahut kosali" diye adlandirilir
Kotel : Değenek veya erkek cinsel organı
Kottik : Ayının yavrusu
Kozi : Degenekle oynanan bir oyun ismi
Köme : Ceviz yada kaysı çekirdeklerinin bir ipe dizilerek duttan yapılan şıranın içine batırırlarak kurutulmasıyla elde edilen sucuk seklindeki bir çeşit kuru yemiş
Kömelteh Kümelenmiş, biraraya gelmiş anlamında kullanılır
Körpe : Davar sürüsü
Kösefi : Faydalanmak uzere pisirilen birseyin yanmasi kül olmasi (közün sönmüs hali)
Köynek : Yakasız gömlek
Kullik : Bir oyun ismi
Kunt : Ekmek yapmak çin hazırlanmış hamur topakları
Kunzi : Misirin tanelerini aldiktan sonra kalan koçani veya lahananin ortasinda olan kismi
Kurih : Esseğin yavrusu
Kurun : Su yatağına (su çıkan yere) hayvanlarin su içmesi icin betondan yapilan kab veya içine peynir basılan ağaçtan yuvarlak veya kare şeklindeki kutu
Kutuf : Bayanların cinsel organı
Küfle : Tandırın yanı başında olan ve diğer ucu tandırın altına açılan havalandırma deliği
Külür : Bezelye
Kürümek : Bir şeyi kürekle sıyırarak süpürmek, mesela kar kürümekL-M-N
Lağarlanmak : Genişlenmek, kendini bırakmak
Lazut : Mısır
Lavaş : Yassi ve ince tandir ekmegi
Lepbih : Yassı olan nesne mesela "lepbih daş" (veya bayan cinsel organı)
Lobiye : Fasulye
Lom : Mancınık
Lor : Bir peynir cesidi
Löküs : Küçük butan tuplerinin basina takilan lamba
Maluh : Cariklarin yanlarini dikmek icin delinir ve maluh kullanilarak delikler genisletilir ve sirim bu deliklerden gecirilerek dikilir.
Manuliye Mancınık
Mayıs : hayvan boku
Maslahat : Komşudan geri vermek üzere bir şey istemek
Maşatluh : Hiristiyanlarin kullanilmayan mezarligi
Meccena : Bedava
Merek : Ot koyulan yer
Merez : Köpeğin yaşı
Mertek : Evlerin içinde tavanda dosenmis buyuk tomruklara denir (
Meşe : Orman
Meyram : Ağustos ayi
Meşebe : Ağzı açık saplı su kabı
Mığdısi : Dini başka olan
Misef : Kûran
Mismil : / Murdar Helal / Haram
Mökgem : Sağlam
Müsendere : Ambarın ekmek koyma gözü (çekmecesi)
Naçar : Gariban, fakir
Narın : Yemesi içmesi iştahsız kisi
Nas : Halk, insanlar
Nehıs : Cimri
Nuzur vurmak : Felç geçirmekO-Ö-P-R

Ohlavi : Oklavam yufka açmaya yarayan odundan alet
Orak : Temmuz ayi
Oruka : Misirin taneleri olan kellesi.
Palah : Bir cins ot
Papah : Şapkam başlık
Parah : Hayvanların ahırının önünde etrafı çeperle çevrili yer
Parpi : Azar isitmek anlaminda "parpiyi yedi"seklin de soylenilir
Part : 30 tane anlaminda
Partal : Ördek gibi paytak paytak gezen kişi
Patat : Ayının eli, ekmegi tandura yapistirmak veya vurmal icin kullanilan yuvarlak yastik seklinde alet. Icine yun konulur ve uzeri saglam cadir beziyle kaplanir ve el tutacak tarafinda misirin kellesinin uzerinde kapli olan kismindan yuvarlak seklinde orulerek yapilir
Patos : El ile cevrilen yada Traktorlerin arkasina bir kayisla baglanilarak calistirilan eski tip bir harman makinasi.
Pelit : Meşe ağacı
Perçem : Saçın hertarafı kesıldikten sonra üst kısımda bırakılan püskül gibi kısım
Pezo : Söz taşıyan elçi
Pıncik : Küçük, cazibeli kız
Pırti : Kumaş parçası
Pıttıh : Bayanların cinsel organı
Pıtırah : Üzerinde çok olan veya bir cins ot
Poccik : Uç kısım
Pokirih : Soba bacası
Poport : Cevizin yesil kabugu
Puşi : Renkli, ipekli baş örtü
Rehle : Hocaların camide üzerinde ders verdikleri çapraz seklinde iki tahtadan yapılmıs küçük masa
Saban : Tarla sürmekte kullanılan ve öküzlere koşulan gereç
Saban ohi : Sabanın uzun direk seklindeki boyunduruga baglanan kismi
Sadırlamak : Küçük fidelerin toprağa saplanarak dikilmesi
Sahut : Yer ismi
Saku : Palto
Salma : Aynı köyün halkının yararına olan bir sey için köy heyetinin herkişi için ayrıca belirlediği ve topladığı para.
Sambaği Boyundurugun samilerini baglamak icin kullanilan kildan orulmus ip (Boyunduruk kismina bakiniz)
Sami : Boyundurugun her iki basinda okuzleri baglamak icin ikiser tane delik vardir bu deliklerden samiler gecirilerek çatal sekli elde edilir. Sonra okuzun boynu bu araliktan gecirilip ucundan sambagi ile baglanir.(Boyunduruk kismina bakiniz)
Sehevül : Çalılardan yapılmış uzun saplı süpürge
Seki, sekü : Kapı eşiği yada basamak
Selhana : Yer ismi ?
Semer gaşi : Eşek semerinin ön tarafında X şeklinde çatılarak yapılmş semerin bir parçası
Sergi : Keçi kilindan orulen yere serilen ve ustunde zahra kurutulmaya yariyor.
Seyirtmek : çabucak koşmak yetişmek
Sıllışdah : Salıncak
Sıpırtmak : Kovalamak
Sıpgaç : Eylül ayi
Sırım : İnce ince dilinmiş et veya deri
Sısıh : Sütleri süzmekte kullanılan keçi kılından bez
Simmenek : Saklambaç
Simo : Yer ismi
Simsar : Komisyoncu
Singir : Etin içindeki kıkırdak
Sini : Büyük tepsi
Sipgaç : Eylül ayi
Sitil : İçinde yağ eritilen küçük kap, yamah
Söve : Duvar
Sücük : Peynir suyu
Süzeh : Sütü süzmek için keçi kılından yapılmıs bez
Şadıra : Ekini eleyip samandan arindirmak icin kullanilan. Gozleri buyuktur. 0,5cm gibi.Kenarlari agac içinin orgusu deriden yapilir.
Şahar : Domates, fasulye gibi bitkilerin yatmamasi icin baglandiklari ince uzun agac cubuklara verilen isimdir.
Şapbalah : Geniş yapraklı olan
Şerik : Okuşa düzeyi eşit olan iki talebe
Şevehlendürmek : Ballandırmakm neşe ile abartmak
Şiş Marazı : Şeker hastalığı
Şişek : Kuzunun bir yasligi
Şoğurt : Agızdan akan salya
Şorah : İcilmesi pek hoş olmayan su
Şurt : Yuvarlak birşeyin kenarı ( Tandurun şurti, mesela küfür ederken göwün şurtuna sıcim denir.T-U-Ü
Tepir : yuvarlak 50-60cm capinda ustune zahrayi koyup tasini temizlemek icin kullanilir. Koltutugun altina alinarak hafif hafif sallanarak ucundan zahra akitilir taslar ortada birikir. Kanarlari hafif ovaldir. yani az bir cukurluk vardir.
Tasdar : Kadınların önlerine bağladıkları, belden aşağı olan önlük
Tatula : Hintçe veya Fransızca kökenli bir kelime olup otsu bitki anl***** gelir.Nadir kullanılır
Tayah : Değenek
Tec : Buğdayın samandan ayrılarak bir yere yığılması
Tehdür : Evin giriş kapısındaki basamak
Tenes : Metal düğme
Tenkeş : Diğer eşi olmayan veya başka olan
Teşik : Yun egirmeye yarayan kafasi topuz seklinde olan odundan alet
Tezek : Hayvanların gübresinden duvarlara vurularak kurutularak yapılan yakacak
Tığ : Harmanda kullanilir?
Tıhız : Küçük
Tıknaz : Kısa boylu
Tırhıç : Keçinin boynuzundan yapılan ve kem örmeye yarayan alet
Tırih tutmak : İshal olmak
Tırıl : Su gibi olan Bokm veya çok cıvık çamur
Tilki : Düğün için haber taşıyan adam
Tohli : Koyun
Tohmah : Tokmak, çekiç
Torpahlık : Öküzün yaşının ölçüsü
Tullamak : Savurmak, firlatmak
Tutah : Türkiye Türkleri tarafından kullanılan, anlamı tutamaç olan Türkçe kökeneli bir kelimedir
Urh olmak : Birden bire bir yere toplanmak akın etmek
Urgan : Kalın ip
Uruba : Elbise
Urup : Tenekenin 1/3 ölçüsüV-Y-Z
Yaba : Ağzı oldukça geniş ve yayvan ucu ise zigzag seklinde kendinden disli uzun saplı tahıllar için kullanılan odundan kürek. Ruzgar oldugunda Yaba ile ekin savrulur ve taneler samandan ayrilir.
Yağır : Büyük baş hayvanlarda bir şeyin sürtünerek oluşturduğu yara
Yal : İçine ekmek doğranıp ve yemek artıkları da katılarak hayvanlar için hazırlanan bir çeşit çorba
Yamah : Yardımcı veya stil
Yaşmah : Kadınların baş örtülrinin ağızlarını kapatan kısmı
Yer : Bir kuş cinsi
Yevüm : Bereket göstergesi olan
Yoharköy : Yer ismi
Yurdun daği : Yer ismi
Yühlük : Yorgan ve döşeklerin konulduğu yer
Zaguta : Dikilmek uzere olan küçük soğan
Zağar : Kanis cinsi kucuk kopege verilen isim
Zahra : Tahil urunleri
Zalut etmek : Ziyan etmekm çar çur etmek
Zamp : Çığ sonucu derede birikip kalan kar
Zap : Büyük ağzı kapaklı küp
Zemheri : Ocak ayi
Zerdeli : Kaysı
Zezon : Taze yufkaların kıvrıldıktan sonra 4-5 cm boyunda kesilip kurutulmasından sonra bir tepsiye dizilerek uzerine kaynar su dökülerek haşlanmasından sonra irehanlı yogurt sosuyla servis yapılan yemek
Zıği : Arinin mumunu da kendi yaptigi bal
Zıran : Ziran kadar boyu olmak
Zırza : Sügülü kilit
Zibil : Yere dökülmüş süpürülmesi gereken tozlar
Zimbon : Otlar dan yapılan çalgı
Ziyeret : Yer ismi
Zoğ : Ensenin kulagin arkasina dogru olan kismi

Copyright © 2009-2010 Gözebaşı Köyü

Tasarım ve uygulama: Turhan